30 Nisan 2010 Cuma

diken çiçek



diken çiçek
daha açacak

diken çiçek
mor açacak

diken çiçek
dikenin sivri ucu batacak
dokunulamayacak

dokunulmayacak

diken çiçeğime
kelebek konacak

diken çiçeğim
daha çok çekilecek

diken çiçekciğim
makinalara gülümseyecek

diken çiçekciğim
rengarenk küpesiyle
gülümseyecek

bir tane dikenimmmm

--

neydi ne oldu türkü oldu bu diken sonra o çiçek.... kimseye zararı yok ama ona dokunan zarar görür:)

4 Nisan 2010 Pazar

tepede...
bağırıyor her yöne

duyan yok;
gibi gözüküyor

aslında anlayan yok
söylediklerini

bir an
söylemek istediklerini
anlatamadığını
anladım.

o an
yorulduğunu hissettim
ve nefessiz kaldığını

nefes alacak gücü kalmadığını

etrafa bakındı
yavaşca

gökte bir canlı
ucuyor ve ötüyordu

o da onu anlamıyordu
şüphesiz

sonra bir esinti belirdi

kendi kendine salanıyordu.

durdu
uzandı yere
yavaşca

bakındı gök yüzüne
anlamıştı;
tepede uçan canlının
martı olmdğını
bir şahindi o.

korkudan;
başı dönmüştü
oysa.

korkudan,
ve yem olmaktan.

sesler git gide
yükseliyordu,
anlamıştı;
daha çok yaklaştığını

nefesleri iyice azaldı.
kanı donmuştu sanki

rüya mıydı acaba hissettikleri.

rüya görülmeden
hissedilebilir miydi?

sesler beyninde yankılanıyordu:
kulaklarını kapattı;
ama hala duyuyordu.

delirmişti biraz
hissedebiliyordum;
en azından öyle düşünüyordu.

ama göremiyordu hiç birşey

görmüyor muydu acaba.

evet evet görmüyordu.

yanına gittim
seslendim.

sarıldı bana
büyük bir mutlulukla

ben de ona sarıldım

beni de görmüyordu;
ama alıyordu;
ter kokumu...

oysa kendi kokusuydu o
o da sırılsıklam olmuştu
çünkü...

ya da onun düşüncesi içinde
ben aslında yoktum.
(....)