5 Ekim 2014 Pazar

En nihayetinde İstanbul.

Yaşamak istiyordu;
O hani çıplak ayaklı çocukların yanında...
Bir yandan da boğazın manzarasında yaşamak.

Güneşin doğuşu dışında;
Beyoğlu sokaklarında kaybolmak
En sonunda cüzdanını kaybetmek.

Sadece istiyordu;
Tramvayla Taksim'den Tünel'e geçmek, sevdikleriyle...
O İstanbul insanlarının arasına karışmak...

Hava kararınca;
Ara sokakta bir yerde çay içmek.
En nihayetinde de hayatı yaşamak.

Hepsini izlemek istiyordu;
Gece zil zurna sarhoş olanları,
Konserden çıkan oynakları,
Kaldırım köşesinde çalgı çalanları,
Fotoğraf, video çekip kayıt etmek,
En nihayetinde oradaki yaşamı canlı canlı...

Bir İstanbul;
Beyazıt'ta sahaflar çarşısında çay içip kitap okumakla güzel,
Kalabalık insanının arasında kalabalığa kalabalıklık katmakla güzel,
Sultan Ahmet'te namaz kılmakla güzel,
Sirkeci'de fotoğrafçıları gezmekle güzel,
Galata köprüsünden geçerken balıkçıları izlemekle güzel,
İstiklal Caddesi'nden geçerken adana dürüm yemekle güzel,
Akşam kararınca Beşiktaştan Ortaköy'e yürümek...
...ve Ortaköy'de kumpir yerken köprüyü izlemekle güzel,
En nihayetinde eve dönüş yolunda;
... yürüyüş, motor, vapur, dolmuş, otobüs, metrobüs, tramvay...
En nihayetinde orada dolu dolu yaşamakla güzel!



Ahmet Murat Baykara'nın"İstanbul'a şiir yazmak kolayda !Gözleri İstanbul olana nasıl şiir yazalım .." sözünden esinlenilmiştir.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

istanbul işte :)
(aygl)