28 Ocak 2017 Cumartesi

... üstünde yürüdüğüm karlarda unutmuşum okuduğum şarkıları

sesim çatlak!

ne şarkısı?
yazmışım ama; şiirin başına;

"üstünde yürüdüğüm karlarda

unutmuşum okuduğum şarkıları"


hayır, şarkı değil!
melodiydi yaşadığım;
içten gelen
ses idi, şiir idi.
kendimle dans ettiğim
londra sokakları;
aslında gençlik parkındaydı.
kendi kendimi yürüyüşe çıkardığım
o şahane ışıkların ve bankların arasında
soğuk havanın içinde yandığım
tekbaşınalık sevdası;
kendi kendime sarılıyordu ellerim
(sarıyordu sarılırmışcasına kollarım tüm vücuduma)
gurur ve sevgiyle.
mutluluğum parktaki şelaleden
yıldızlarla dolaşıyor
tekrar üstüme yağıyordu.

gittim kedilerimin yanına
camda bekliyorlar
kapıyı açtığımda
karşıladılar beni
tek tek seslediler
hoş geldin değildi,
nerede kaldın anlamı
ters döndü köpük
seslendiğimde.
mr.max geçmişti mutfak kapısına
yüzüme bakıyordu grip ise
ta başından beri.
arka odaya geçiyoruz hep beraber 
bakıyoruz
kimsecikler yok.
dönüyoruz küçük odaya
orada yalnızım
temiz.
mutfaktayız
gariptir boş.
hepsi sırayla seslenir
ben de seslenirim ama
yoktur cevap.
bir yere otururuz;
sıralanırlar
seviyorum okşuyorum
yumuşacıklar. 
uyuruz öylece
sabaha kadar.
oysa
gece nöbettedir onlar!
çalan alarmda
köpük uyandırma derdinde beni
mr.max mama,
su peşindedir grip ise.

yirmisekizocakikibinonyedi

Hiç yorum yok: